Yöresel El Sanatları

Sıcak Demircilik El Sanatları

İnsanoğlunun çağlar boyunca izlediği gelişim süreci incelendiğinde, ortaya çıkan, el sanatlarının hep bir ihtiyacı karşılamak üzere üretildiği sonucuna varılır.
Marmara bölgesinde üretilen el sanatları için de bu durum geçerlidir. Altay, Orhon ve Yenisey dolaylarında yapılan kazılarda Türk maden işçiliğinin en eski örnekleri bulunmuştur. Altın, bakır ve tunçtan yapılmış eşyaların yanı sıra demir işçiliğinin de özel bir yeri vardır. Orta Asya Türkleri için eski bazı kaynaklarda “demir üreten ve bu madeni en iyi işleyen kavim” olarak söz edildiğine rastlanmıştır. Orta Asya maden sanatını Selçuklu ve Osmanlılar çok ileri bir düzeye getirmişlerdir.
Devamı »

Çubukçuluk El Sanatı

Çubukçuluk köklü el sanatlarından biridir. Kişisel kullanım yada satış için yapılan çubuklar günümüzde turistik bir değer kazanmıştır. Ağızlık yapımında yörede germişek yada karamuk denilen bir ağaç kullanılır. Germişek çubukları istenilen boyda kesilir, bunlar uzunluklarına göre “Lüleli, topcık başlı, yanma başlı, ufak ağızlık, ufak lüleli ağızlık, arabalı ağızlık (birbirine geçmeli)” gibi çeşitli adlar alır.
Tomruk makinesinde kabukları soyulan çubuklar tornaya bağlanır, keski yatay yada dikey tutularak desenin dış çizgileri (konturlu) çizilir.
Sonra kalemle (ince uçlu işleme ve kakma gereci) desenler oluşturulur. Bu işleme “nakış keskisi” denir. İşlemleri bitirilen ağızlık kezzaba batırılır. Ateşe tuttuktan sonra zımparalanır. Yeniden tornaya bağlanır ve matkapla ağız bölümü (sigara konulan yeri) açılır. Çakıyla yassılaştırılan bu bölümde kezzaba batırma, kızartma ve cilalama işlemlerinden geçirilir.
Devamı »

Alpu Gümüş İşlemeciliği

Son yıllarda gün ışığına çıkarılan Alpu ilçesindeki bu önemli el sanatı evlerde aileler arasında sürdürülmektedir. İşlemelerde geleneksel Türk ve Osmanlı desenlerinin yanısıra Osmanlı Padişahlarına ait tuğra ve mühürlerin illüstrasyonları da kullanılmaktadır.

Gümüşten yapılan eşyalar arasında kama, tütün tabakası, kamçı, enfiye kutusu, at koşum takımları süsleri, ağızlık, bilezik, muskalık, kemer, kolye, yüzük, küpe, kravat iğnesi, tabanca kabzası, yaka iğnesi, kol düğmeleri, çeşitli rozetler bulunmaktadır. Bu eşyalar üzerinde işlenen desenleri oluşturma işine “SAVAT” adı verilir.
Savat kurşun, gümüş, bakır ve kükürt karışımından oluşan bir çamurdur. Cilalanarak parlatılan gümüş eşya üzerine oyma kalemleriyle işlenerek oyulan desenlerin üzerine savat çamuru doldurularak eşya ateşe tutulur.
Soğuduktan sonra eğe ve zımpara ile tesfiyesi yapılıp keçe cilası ile parlatılarak satışa sunulur.
Devamı »

Lületaşı İşlemeciliği

1940’lı yıllarda gelişmeye başlayan Lületaşı işlemeciliği 1950’li yıllardan başlayarak bir el sanatı olarak kendini göstermeye başlar. Önceleri yalnızca pipo yapımı konusunda gelişme kaydeden Lületaşı, kolye, bilezik, küpe ve biblo gibi süs eşyalarında da aranılan bir taş olmaya başlamıştır.

Lületaşı ustalarının Lületaşının bulunuşu ve ilk kuyunun açılışı ile ilgili anlattıkları bir hikayeye göre bir gün çobanın biri koyunlarını otlatırken dinlenmek için bir ağacın altına oturur. O sırada bir köstebeğin topraktan beyaz taş parçalarını çıkarmaya çalıştığını görür. Çoban taş parçasını eline alır, çakısıyla yontmaya başlar ve bir peri kızı çıkarır ortaya. Kız dile gelir “Yaktın beni insanoğlu” diye bağırarak delikten içeri girip kaybolur Çoban da arkasından gider ve kızı ararken derin bir çukurun içinde ölür. Böylece ilk kuyu açılmış olur. Bu hikayeye göre lületaşı ustaları da kendi pirlerinin Köstebek olduğuna inanırlar.
Devamı »

Kayseri de El Sanatları Hakkında

El sanatları, kültürel varlığımızın en önemli göstergelerinden biridir. Ülkemizin birçok yerindeki gibi Kayseri’de de “babadan oğula” ya da “ustadan çırağa” geçerek yüzlerce yıldır sürdürülegelmiş kimi el sanatları, günümüzde de halen varlığını korumaktadır. Ancak teknolojik gelişim ve sanayileşmenin etkisiyle fason üretime dönüşen birçok ihtiyaç maddesinin gündelik hayatta daha çok tercih edilir hale gelmesi, bu ürünlere dair el sanatlarının bazılarını da tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşı karşıya bırakmıştır. Kayseri’de üretilen el dokuması halılar ve el yapımı bakır malzemeler değerini hala korumaktadır.
Devamı »

Zonguldak El Sanatları

Madencilik, dokumacılık ve ağaç işlemeciliği yöreye özgü iş kollarıdır. MÖ 1200′lü yıllarda bölgeye (Pafloganya) yerleşen Frigler, Sandrakhe olarak bilinen, kırmızı zırnık (kırmızı, turuncu renkli sülfür mineralli, realgar) adlı madeni işleyerek boya, ilaç olarak kullanmışlardır. Kaynaklarda Sandrake olarak geçen Zonguldak deresi, bu adı söz konusu mineralin adından almıştır. Ağaç oyma işçiliğinde de yetkin olan Friglerin dokuma ürünleri, tarihsel metinlere konu olmuştur. Böylesi bir geçmişi olan dokumacılık ağaç işçiliği ilin hemen hemen her köşesinde görülen el sanatı olmasına karşın; tekstil ve konfeksiyonun gelişmesi, insana yönelik dokuma ürünlerini (elpek, pelemet bezi, çözme bez, kepre dokuma); hayvan gücü yerine motorlu taşıtların yaşam içerisinde yer alması, hayvana yönelik ürünlerin (semen, heybe, at çulu, koşum takımları, kolon, yem torbası), dokunmasını olumsuz etkilemiştir.
Devamı »

Tokat El Sanatları ve Tokat Bakırcılığı

Türk Milleti’nin asırlar boyunca meydana getirdiği halıları, kilimleri, cicimleri, zilileri, heybe çuval ve torbaları, hasırları, bakır pirinç ve tunç işleri; güğüm, bakraç, lenger gibi mutfak araçları, kuyumculuğu, tesbihçiliği ve kahve takımları, boncuk işleri, hamam takımları, çanak ve çömlekleri, testileri küpleri vs. yüzyıllar boyu yapıla gelmiş hemen hemen hepsi birer sanat eseri haline gelmiştir.
Devamı »

« Öncekiler
 
Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829