Kanaviçe, el işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi ve onun üzerine yapılmış olan işlemelere verilen addır.
Etamin işine benzer. Aynen onun gibi renkli küçük çarpılardan desenler oluşturma şeklindedir. Etaminden farkı, kanaviçenin düz kumaş üzerine işlenmesidir. Kumaş üzerine öncelikle kaneve adı verilen özel dokunmuş bir kumaş tutturulur. Sonra renkli ipliklerle kanave referans olarak alınarak desen işlenir. Desenin işlenmesi bittikten sonra kanave asıl kumaş üzerinden ip ip çekilerek işlenmiş desenle kumaş arasından temizlenerek kanaviçe elde edilir.
Devamı »
Çeşitli örtü, giyim ve dekoratif eşyalar süslemek amacıyla tabiattaki renk, şekil ve geometrik desenlerden,eski Türk sanatı kaynaklarından yararlanılarak kumaş ve deri üzerine çeşitli ipliklerle, simlerle makine de yapılan işlemelerdir. Bu işlemeler yapılacak işin özelliğine göre kasnaklı ve kasnaksız olmak üzere makine de iki şekilde uygulanır.
Bilindiği gibi işleme ipek, yün, keten, pamuk, metal vb. iplikler kullanarak, çeşitli iğneler ve uygulama biçimleri aracılığıyla; keçe,deri dokuma çeşitlemeleri vb. üzerine yapılan bezemeler olarak tanımlanmaktadır. Dokumaların işlemelerinde gözlenen uygulama biçimleri, işlenecek dokumayı oluşturan atkı ve çözgü iplikler üzerinde yapılan temel işlemlerdeki sistem doğrultusunda, beş ana grup altında toplanmaktadır. Dokumanın iplikleri üzerinde yürütülen iğneler, dokumanın iplikleri kapatılarak yapılan iğneler, dokumanın iplikleri çekilerek yapılan iğneler, dokumanın iplikleri kesilerek yapılan iğneler ve dokumanın ya da dokumaların iplikleri bağlanarak yapılan iğneler şeklinde sıralanabilecek bu ana tekniklerin kapsamında zengin çeşitlemeler yer almaktadır. İğnenin dokumanın belli yerine batırılması ve belli yerinde çıkarılmasından oluşan hareketleriyle dokumanın yüzeyini bezeyici bir biçimde, farklı nicelik ve niteliklerde kullanılması, beş ana teknik grubu altında, çeşitlemelerin kümelenmesine ve değişik uygulama biçimlerinin elde edilmesine neden olmaktadır. Birinci grupta dokumanın en ve boy iplikleri ya serbest stilde ya da sayılarak yapılan iğnelerle örtülüdür. İkinci grupta dokumanın küçük ya da büyük yüzeylerinde belirlenen iplikler nakışlarla ya da başka türde dokumalarla, pulla, boncukla, plakayla kapatılır. Üçüncü grupta ya dokumanın çekilmiş ipliklerinin kenarlarına ya da çekilmek üzere bırakılan en ve boy ipliklerinin kenarlarına iğneler uygulanır. Dördüncü grupta kesilecek, kesilmiş, delinmiş dokumaların, dokuma kenarlarını atmasını önlemek ve bezemek amacıyla yapılan iğneler vardır. Beşinci grup ise iğneler dokumanın ipliklerinin bağlamak ya da dokumaları birbirine geçirmek için kullanılan iğnelerden meydana gelir. İğneye takılı ipliğin dokumanın üstünde, altında yönlendirilmesiyle sağlanan yardımla, yapılan, bu iğne hareketleri ana teknik grupları altında kümelenen uygulama çeşitlemelerinin başka deyişle iğnelerin (teknik) oluşmasını sağlamaktadır. Atkı ve çözgü iplikleri bulunmayan keçe, deri vb. gibi gereçler üzerinde yapılan işlemelerde dokumanın iplikleri ile bağlantılı bir uygulama söz konusu olmadığından işleme iğnelerinin serbest stil (iplik) sayılmadan yapılan iğne türlerinden aplike, kordon tutturma, dival işi vb. gibi kapama iğneleri süslemelerde kullanılır.
KURDELE NAKIŞI NEDİR:
Kurdele nakışı yaprak ve düğüm ile oluşan dekoratif bir nakış çeşitidir.Kurdele nakışında kurallar yoktur.Kendi kendinizi geliştirebilirsiniz.Kurdelenin yanında boncuklar,iğne oyaları,danteller,düğmeler,püsküller ve daha birçok şey kullanabilirsiniz.
NERELERDE KULLANILIR:
Bluz ,pantolon,etek,oda takımları,kırlentler,defter,toka ve daha birçok yerlde kullanabilirsiniz.
HANGİ KUMAŞLARDA KULLANILIR:
Her çeşit kumaşlarda kullanılır.İnce dokulu kumaşlarda çalışılması daha kolaydır. Sık dokulu kumaşlarda ipek kurdeleyi ve elde yapılıp kumaşa monte edilen yapma çiçekleri kullanmalıyız.
İPEK KURDELE:
İpek kurdele görünümü güzel işleyişi kolaydır.
ORGANZE KURDELE:
Görünüşü transparan olduğu için kumaşın rengi görüntüyü değiştirebilir.Organze kurdele işinize boyut kazandırır.
SATEN KURDELE:
Bu kurdeleler daha sert olduğu için elde yapılan çiçeklere daha uygundur.
KURDELE İĞNESİ:
Bu iğne özel kurdele işleme için yapılmıştır.Ama siz bu iğneyi bulamıyorsanız yorgan iğnesi ilede yapabilirsiniz.
Bazı kurdeleler boya verebilir bunun için 1 su bardağı sirke 1 su bardağı su ile karıştırılıp bu suyun içinde bir saat bekletilir,ılık ütü ile ütülenir.Bir diğer şeklide bunu boya veren kumaşlar içinde kullanabilirsiniz aktardan boya sabitleyici alıp bir litre suya bir tatlı kaşığı boya sabitleyici koyun bu suda bekletip durulayın çok iyi sonuç alırsınız.
Bundan sonra adım adım kurdele nakışını anlatacağım .Blogta çok yeniyim birçok şeyi yeni öğreniyorum yani burada hem öğrenip hem öğretiyorum.Kurdele nakışını öğrenmek isteyen fakat örnek bulamayan arkadaşlara yardımcı olabilmek dileği ile sevgiler.
El Nakışı
Geleneksel sanatlarımız içerisinde kültürel değerlerimizin önemli bir parçasını oluşturan el nakışı, kuşaktan kuşağa gelişerek, çeşitlenmiş ve zenginleşmiştir.
Eski dönemlerde Türk evlerindeki eşyalar arasında dokuma işleri büyük yer tutmaktaydı. Bunlar sandıklarda bir tür aile hazinesi olarak muhafaza edilir, nadiren ortaya çıkarılırlardı. Bir anlamda işlemeler törensi bir özelliğe sahipti. Genç kız ve kadınların elinden çıkmışlardı; o genç kız ve kadınlar ki, hiç denecek kadar az bir malzeme ile sadece el emeği göz nuru dökerek harikulade güzel ve değerli eserleri adeta yoktan var etmişlerdir.
Bu işlemelerin anlatım gücünü yalnızca teknik mükemmellik ya da başarılı kompozisyonla açıklamak yanlış olur; asıl bunları işleyenlerin coşkusu, kendilerini sözle anlatmalarına izin vermeyen bir toplumda duygularını, isteklerini, ümitlerini el işiyle dile getirmeleri, bu işlemelere güzelliğini verir.
Anadolu’yu dolaşan gezginlerden Braun-Wiesbaden bile, aslında politikayla ilgili olduğu halde şu tespiti yapmadan geçememiştir: “Türk kadınları bazı konularda gerçekten çok büyük beceri gösterirler. Mesela çok güzel işlemeler yaparlar. Haremlerde yapılan işlemelerin figürleri, renk kompozisyonu, her Avrupalının hayranlığını uyandırır; bu yeteneğin sadece arılarla karıncalarda olduğu gibi tıpkı kuşaktan kuşağa aktarılan bir içgüdüden kaynaklandığı iddiasına asla katılmıyorum; zira bir arı peteğini hep aynı şekilde yapar, oysa Türk kadınlarının işlemeleri öylesine büyük çeşitlilik ve anlamlı yeniliklerle doludur ki, bunların herhangi bir sanat duygusu olmaksızın yaratıldığı asla düşünülemez.”
Tarihlere damgasını vurmuş paha biçilemez güzelliklerin mimarı kültürümüz ve medeniyetimiz, ne yazık ki dejenere olmaya yüz tutmuş, yeni neslimizin ilgi alanından çıkmış, hiç akla gelmez olmuş ve bu ilgisizliğe inat Avrupa insanının araştırma konularının baş tacı olmuştur.
Oysa ki ne saf ne temizdir kültürümüzün eserleri; desenlerinde ve renklerinde neleri barındırır; ne aşkları, ne destanları, paha biçilemez onca anıyı… Bir çift nasırlı el, bir çift yorgun göz bütün bunların mimarıdır.Yaşanılan ve düşünülen acı tatlı her şeyin, desenlerin ışıltısında ileriki nesillere ışık tutma çabasıdır el nakışı.