Sinop ili el dokuma ve işlemeleri yönünden oldukça zengindir. Her ilçesinin kendine has el dokuma ve el işlemeleri vardır.
Sinop ili ve çevresinde, peşkir veya çarşaf olarak yapılan el dokumalarının iki kısa kenarına dokuma sırasında renkli ipliklerle oluşturulmuş geometrik süslemeye “Dökme” adı verilmiştir. “Peşkir” veya “Dökme” adı verilen dikdörtgen biçimindeki el dokumaları Havlu yerine kullanıldığından bu dokumalara “Yüz Bezi” denildiği tespit edilmiştir. Kendi ipinden iki kısa kenarında saçak bulunan dokumalar keten, ipek veya pamuktan yapılmıştır…
Devamı »
Yozgat’ta eski yaygınlığını yitirmiş olmakla birlikte dokumacılık, örücülük gibi el sanatları, günümüzde de sürdürülmektedir. Kilim, halı, bez başlıca dokuma türleridir. Ancak bunlarda özgün süslemelerden veya dokuma tekniklerinden söz edilemez. Halılar Kayseri halılarını, kilimlerde Şarkışla kilimlerini andırır. Geometrik motiflerle stilize bitki ve hayvan motifleri yaygın süslemelerdir. Dokumacılıkta bordo, lacivert ve yeşil renkler egemendir.
Yozgat Yöresi bu güne kadar yapılan araştırmalara göre bir çok uygarlığı misafir etmiş eski bir yerleşim yeridir.
Niksar ekonomisinde geleneksel el sanatlarından hereke tipi el halısı dokumacılığında önemli bir yeri vardır. Niksar bölgenin halı merkezi konumundadır.
Niksar’ın geleneksel el sanatlarının ikincisi de el yapımı süpürge imalatıdır. Bu konuda çalışan 35’e yakın süpürge imalathanesi bulunmaktadır. Son yıllarda süpürge imalatında makineleşmeye gidilerek seri imalata başlanmıştır. Bu sektörde Niksar’a ekonomik yönden büyük katkılar sağlamaktadır.
Sivas ili El Sanatları konusunda ülkemizin en önemli şehirlerinden birisidir. El sanatları Sivas’ta çok büyük oranda gelişme imkanı bulmuş ve bu özelliği ile Sivas Türkiye çapında en önemli el sanatı merkezlerinden birisi olarak kabul görmüştür.
Çubukçuluk (Ağızlık yapımcılığı)
“Ağızlıkçılık” veya “Çubukçuluk” ismiyle anılan el sanatının başlangıcı 1800 yılına kadar iner. Sivas ağızlıklarının yapımında Tokat-Erzincan-Erzurum-Kars ve Ağrı yörelerinden temin edilen “Germişek” ya da “karamuk” denilen ağaç cinsleri kullanılır. Son zamanlarda Sivas’ta ki ağızlıkçılar kalemlik, isimlik, tığ sapı, şamdan, minare maketi ve tükenmez kalem gibi hediyelik eşyalar da yapmaktadırlar.
Siirt Battaniyesi: Siirt’e gelen herkese battaniye ısmarlamak, Siirt’ten ayrılan herkese battaniye hediye etmek bir gelenek haline gelmiştir. Battaniyecilik oldukça eski bir el sanatıdır. Battaniyeler tek ve çift kişilik olarak üretilmektedir. Her tezgahta tek kişilik battaniyeden günde sadece bir adet dokunabilmektedir. Aynı dokuma sistemi ile heybe, seccade, atkı ve manto, kaban, yelek gibi ürünler de elde edilebilmektedir.
Tamamen Siirt’e özgü olan Siirt Battaniyesi-Seccade
Yıllarca solmayan renkleriyle orjinal kökboya Kilim
Bölgeye has bir el sanatı olan Kilim Siirt’e de üretilmektedir. Üretimler, Halk Eğitim Kursları, kooperatifler, Sosyal Yardımlaşma Vakıfları, aile tezgahları vb. ile gerçekleşmektedir. Örgüsü ve çözgüsü tamamen yündür. Çeşitli boylarda üretimi yapılabilmekte olan Siirt Kilimleri kök boya ile boyanması nedeniyle yıllarca güzelliklerini muhafaza etmektedir.
yaygın el sanatlarından biri olan bakırcılık, alüminyum ve plastik kap yaygınlaşınca önemini yitirmiştir. Bu sanatla uğraşanların merkezi Bakırcılar Çarşısıydı. Bakırdan güğüm, tencere, kazan ve tas gibi gereçler burada yapılırdı. Güğümlerin başlıca özellikleri boyunlarının şeritli, alt bölümlerinin zil biçiminde ve çoğunlukla kapaksız olmalarıdır. Kazanların tabanı yarım küre, dikey boyutlarıysa konik biçimdedir. Bunlar kulpsuz olduklarından, ağız çevresine yerleştirilmiş aşağı doğru kıvrık olan çeperden tutularak taşınabilir. Yine bakırcılığın önemli örneklerinden olan hamam taslarının özgün motifleri vardır. Ağız çevresi testere işi motiflidir. Ortadaki kabartı yarım aylarla çevrilidir. Yan yüzlerse birbirine koşut dikey ya da çapraz çizgilerle süslüdür
Konya’da dokumacılık, ağaç işçiliği, dericilik, bakırcılık, keçecilik, kaşıkçılık ve kuyumculuk gibi el sanatları, Selçuklularla başlamış ve zaman içinde gelişmiştir.
Çinicilik
Pişmiş topraktan yapılan levha biçimde bir yüzü renkli ve sırlı duvar kaplama malzemesi. Sözcük geniş anlamda aynı biçimde yapılan, tabak, kase, testi, çanak, çömlek içinde kullanılır.
Anadolu Selçukluları’nda çini, simgesel ve bezemesel bir malzeme olmaya Konya’daki Alaaddin Camii’nin mihrap ve kubbesindeki örneklerle başlamış, Sırçalı Medrese ile tekduvar kaplama malzemesi haline gelmiş, Karatay Medresesi’nin kubbesinde ise doruğa ulaşmıştır. Selçuklu döneminde Konya’da, İznik, daha sonra da Kütahya’da gelişen çinicilik günümüzde de Kütahya’da gelişmiştir.
Nadide eserlerin ortaya konduğu bu çalışmayla çini, yüzyıllarca süren ayrılıktan sonra yeniden kendi tarihiyle buluşmuş ve Selçuklu Çinisi Selçuklu’da üretilmiştir. Üretilen Selçuklu Çini mamülleri yurt içi ve yurt dışına pazarlanmaktadır.
Halı
Genellikle ilkel tezgahlarda dokunmaktadır. İlkel metodlarla yapılan halıların tezgahı , önce karşılıklı dört adet kazık çakılır. Kazıklar sabit olup halının uzunluğuna ve enine göre ayarlanarak çakılır. Kazıkların arka tarafına birer ağaç yerleştirilir. Daha sonra halının başlama kısmına kasnak yerleştirilir. Dokuma işinde ilmekler atılır, ilmek uzunluğu kadar kesildikten sonra kerkitle sıkıştırılır. Halı makas ile kesilir. Tezgahta tek kişi çalışır.
Kilim
Tezgahın kuruluşu ilkel halı tezgahının aynısıdır. Kilim dokumada halıdan farklı olarak ilmekler atılmayıp, çözgü iplerinin arasından masura geçirilir ve kerkitle sıkıştırılır.
Palas
Palas keçi kılından oluşan iple yapılır.Tezgahı kilim tezgahının aynısı olup fazla desen işlerine yer verilmez. Daha çok simetrik ve geometrik desenler kullanılır.
Heybe
Kolayca eşya ve yük taşımak için birbirine yapışık iki torbadan ibarettir.Genellikle heybe omuzda, at ve diğer yük hayvanlarında yük taşıma aracı olarak kullanılmaktadır.
Keçe
Diktörtgen biçiminde dikilip soğuk günlerde çobanlara giydirilir.
Çorap ve Eldiven
Çorap yapımına üç şişle başlanır. Çorabın yapılışı tahminen dört santime ulaştığı zaman şiş sayısı beşe çıkarılır. Çoraplar beyaz düz ve desenli olarak örülür.