Gitar, parmakla ya da pena ile çalınan esasen sekiz şekline benzeyen yanları iki tarafı oyuk üzerinde ses perdeleri olan uzun saplı ve telli bir çalgıdır. Gitarlar genelde altı tellidir ve değişik ağaç türlerinden yapılırlar.
Devamı »
Değisik boyuttaki saksafonlar değişik tonlarda sesler çıkarırlar. Örneğin bu bariton saksafon tenor saksafona göre daha alçak tonları, alto saksafona göreyse bir oktav daha alçak tonlari çıkarabilir
Saksafon çoğunlukla pirinçten yapılan, koni ve “S” biçiminde olan, ağızındaki kamışla ses çıkaran bir çalgıdır. 1840’li Yillarda, Adolphe Sax’ca bulunmuştur. Saksafon genellikle pop ve caz müziği ile ilişkilendirilse de, önceleri klasik batı müziği ve ordu müziği çalgısı olarak tasarlanmıştı.
Devamı »
Tef, yuvarlak bir tahta kasnağın bir veya iki yanına deriden bir örtü geçirilerek yapılan ve parmak vuruşlarıyla çalınan müzik aleti.
Tef, Türk musikisinde bir usul vurma aletidir. Bir çeşit açık davul olan tefin çeşitli şekillerine eski kavimlerde de rastlanır. Araplar’dan İspanya yoluyla Avrupa’ya geçmiş ve adına tambour de basque denmiştir. Orkestraya da girmiştir. Türk musikisinde, fasıl şefi olan ser hanendenin veya birkaç hanendenin elinde bulunur. Parmak vuruşlarıyla usul tutulur. Her vuruşta, kasnaktaki ince pirinçten 8 çift küçük zil tınlar.Tef ‘in diğer adı DEF tir.
Devamı »
Davul, bilinen en eski vurmalı çalgılardan biridir. Ahşap, maden ya da pişmiş topraktan silindirik bir gövdeye gerilen deriden oluşur. El ya da sopayla çalınır. Biçimi değişse de dünyanın heryerinde ve her toplumda kullanılan bir çalgıdır.
Davulun diğer adları; köbürge, küvgür, tuğ, tavul, tabıl (babl)dır. Davul çalanlara davulcu, tabilzen, tabbal gibi adlar verilirdi. VIII. yüzyılda ‘köbürge’, daha sonraları ‘tuğ’ ve XI. yüzyılda ‘küvrüğ’ adını almıştır.
Devamı »
Karagöz ve Hacivat taklide ve karşılıklı konuşmaya dayanan, iki boyutlu tasvirlerle bir perdede oynatılan gölge oyunudur. Karagöz oynatıcısına hayali, hayalbaz denir. Yardımcıları çırak, yardak, dayrezen, sandıkkar’dır. Oyunda konuşmaların değişmesi baş hareketleriyle yapılır.Bu iki karakterin gerçekten yaşayıp yaşamadığı, yaşadıysa nerede nasıl yaşadığı kesin olarak bilinmemektedir.
Devamı »
Mukarnas, İslam sanatında mimari yapılarda görülen geometrik bir bezeme çeşididir. İslam bezeme anlayışında mistik anlam, geometrik biçimler ve düzenlemelerin kurgusunda gizlenmiştir. Evrensel birlik ve denge düşüncesi çokgen ve çok köşeli yıldızlarla somutlaştırılmıştır. Anadolu Türk Sanatı’nda 12.yy`ın başlarında bezemede tek anlatım aracı çokgen ve çok köşeli yıldızlar olmuştur. Yüzeysel bezemede geometrik tasarım birikimi prizmatik öğelere dönüştürülmüş, prizmatik öğelerin yan yana ve üst üste gelerek geliştirdikleri bu bezeme türüne mukarnas bezeme adı verilmiştir.
Devamı »
Çin sanatının en ilgi çekici ürünlerinden biri olan seramik yapımı, Cilalıtaş devrinde başladı. Şang sülalesiyle (İ.Ö. 1450-1100) birlikte, çakıl toprağından yapılmış sırlı kaplar ve beyaz seramikler, Cilalı -taş devrinde yapılmış renkli çanak çömleklerin yerini aldı. 23 yüzyıl boyunca hiç kesintisiz ürün vermeyi sürdüren King-Di-Cin’deki fırınlarda, Han’lar döneminde (İ.Ö. 206-İ.S. 220) yeşil ya da san sırlı ilk porselen örnekleri ile yeşilimsi sırlı ilk seladonlar yapıldı. Altı Sülale döneminde (265-585), tekniklerin [kurşunlu sırlar) ve biçimlerin (son derece zarif.hayvan biçimli ibrikler) çoğaldığı görüldü.
Devamı »