Çin nakışı, modern Çin’i biraraya getiren kültürlerin yaratmış olduğu nakışa referans olur. O günümüzde var olan en eski iğneişinin bir parçasıdır. Çin’in dört büyük bölgesel Çin nakışları, Suzhou nakışı (Su Xiu), Hunan nakışı (Xiang Xiu), Guangdong nakışı (Yue Xiu) ve Sichuan nakışı (Shu Xiu)dır. Bunların hepsi Çin “Manevi Kültür Mirası”na aday gösterilir.Çin nakışı Neolitik çağdan beri uzun bir tarihe sahiptir. Kalteli ipek lifinden dolayı, pekçok Çin güzel nakışı ipekten yapılmıştır.
Devamı »
Kanaviçe, el işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi ve onun üzerine yapılmış olan işlemelere verilen addır.
Etamin işine benzer. Aynen onun gibi renkli küçük çarpılardan desenler oluşturma şeklindedir. Etaminden farkı, kanaviçenin düz kumaş üzerine işlenmesidir. Kumaş üzerine öncelikle kaneve adı verilen özel dokunmuş bir kumaş tutturulur. Sonra renkli ipliklerle kanave referans olarak alınarak desen işlenir. Desenin işlenmesi bittikten sonra kanave asıl kumaş üzerinden ip ip çekilerek işlenmiş desenle kumaş arasından temizlenerek kanaviçe elde edilir.
Devamı »
Nakkaş şu kimselere denilir: Müzehhibler. Tezhib yapan nakkaşlar Musavvirler: Tasvir eden, suret yapan manasındadır Şebihnüvisler: Portre yapan nakkaşlar Tarrah: Bahçe resmi yapan nakkaşlar Renkzenler: Nakışlara renk veren, renk atan nakkaşlar Cetvelkeşler: Özellikle tezhiplerdeki cetvelleri çeken nakkaşlar Dıvarnakkaşları: Kalemişi denilen ve duvarlara yapılan nakışları bu nakkaşlar yapar Yani minyatürden tutun da, kitap, duvar, portre, çiçek ressamlığına kadar pekçok dal ki, birbirleriyle iç içedirler. Osmanlıda redirectehl-i hiref teşkilatına bağlı saray nakkaşları veya serbest olarak çalışan çarşı ressamları bulunurdu. Bu nakkaşlar nakışhanelerde kolektif olarak çalışırlardı.
Devamı »
Ağır olmayan plastik maddesinden yapılmış, düzenli boşlukları olan ve nakış kanvasın bir benzetmesi olan el sanatı materyalidir. Genel olarak vinil örgü olarak bilinir.
Plastik kanvas, iğne ucu işi ve diğer nakış kanvas çalışmalarının tesisi için tipik olarak kullanılır. Malzeme olarak akrilik veya yün örgü ipliği kullanılır. Malzemenin bükülmezliği nedeniyle, küçük mücevher kutuları, el çantaları ve diğer süslemeli 3-boyutlu objelerin yaratılmasında faydalıdır.
Devamı »
Batı dillerinde bir nesnenin küçük boyutlardaki örneğini belirten “Minyatür” sözcüğü, zamanla kitap resmi için kullanılan bir terim halini almıştır. Eski Türk kaynakları kitap resmi için “Nakış”, “Tasvir”; minyatür ressamı için de “Nakkaş”, “Musavvar” gibi sözcüklere yer verirler.
8. ve 9. yüzyıla ait olan ve günümüze gelmiş Türk resim sanatının örnekleri arasında, duvar resmi ve figürlü işlemelerin yanında minyatürler de bulunmaktadır. Türklerin eski yurtları Orta Asya’da, Türkistan’da yaşadıkları döneme ait olduğu düşünülen minyatür örnekleri hala Topkapı Sarayı arşivlerinde bulunmaktadır.
Fatih Sultan Mehmed döneminden, 19. yüzyıla uzanan döneme ait ise çok sayıda minyatür eser günümüze ulaşmıştır. Fatih Sultan Mehmed döneminde yapılmış birçok minyatürlü eser, Türkmen minyatürlerinin etkisini göstermektedir. Bu eserler dönemin giyim, müzik aletleri ve eğlence hayatı gibi bazı özelliklerini de yansıtırlar.
Devamı »
KURDELE NAKIŞI NEDİR:
Kurdele nakışı yaprak ve düğüm ile oluşan dekoratif bir nakış çeşitidir.Kurdele nakışında kurallar yoktur.Kendi kendinizi geliştirebilirsiniz.Kurdelenin yanında boncuklar,iğne oyaları,danteller,düğmeler,püsküller ve daha birçok şey kullanabilirsiniz.
NERELERDE KULLANILIR:
Bluz ,pantolon,etek,oda takımları,kırlentler,defter,toka ve daha birçok yerlde kullanabilirsiniz.
HANGİ KUMAŞLARDA KULLANILIR:
Her çeşit kumaşlarda kullanılır.İnce dokulu kumaşlarda çalışılması daha kolaydır. Sık dokulu kumaşlarda ipek kurdeleyi ve elde yapılıp kumaşa monte edilen yapma çiçekleri kullanmalıyız.
İPEK KURDELE:
İpek kurdele görünümü güzel işleyişi kolaydır.
ORGANZE KURDELE:
Görünüşü transparan olduğu için kumaşın rengi görüntüyü değiştirebilir.Organze kurdele işinize boyut kazandırır.
SATEN KURDELE:
Bu kurdeleler daha sert olduğu için elde yapılan çiçeklere daha uygundur.
KURDELE İĞNESİ:
Bu iğne özel kurdele işleme için yapılmıştır.Ama siz bu iğneyi bulamıyorsanız yorgan iğnesi ilede yapabilirsiniz.
Bazı kurdeleler boya verebilir bunun için 1 su bardağı sirke 1 su bardağı su ile karıştırılıp bu suyun içinde bir saat bekletilir,ılık ütü ile ütülenir.Bir diğer şeklide bunu boya veren kumaşlar içinde kullanabilirsiniz aktardan boya sabitleyici alıp bir litre suya bir tatlı kaşığı boya sabitleyici koyun bu suda bekletip durulayın çok iyi sonuç alırsınız.
Bundan sonra adım adım kurdele nakışını anlatacağım .Blogta çok yeniyim birçok şeyi yeni öğreniyorum yani burada hem öğrenip hem öğretiyorum.Kurdele nakışını öğrenmek isteyen fakat örnek bulamayan arkadaşlara yardımcı olabilmek dileği ile sevgiler.
El Nakışı
Geleneksel sanatlarımız içerisinde kültürel değerlerimizin önemli bir parçasını oluşturan el nakışı, kuşaktan kuşağa gelişerek, çeşitlenmiş ve zenginleşmiştir.
Eski dönemlerde Türk evlerindeki eşyalar arasında dokuma işleri büyük yer tutmaktaydı. Bunlar sandıklarda bir tür aile hazinesi olarak muhafaza edilir, nadiren ortaya çıkarılırlardı. Bir anlamda işlemeler törensi bir özelliğe sahipti. Genç kız ve kadınların elinden çıkmışlardı; o genç kız ve kadınlar ki, hiç denecek kadar az bir malzeme ile sadece el emeği göz nuru dökerek harikulade güzel ve değerli eserleri adeta yoktan var etmişlerdir.
Bu işlemelerin anlatım gücünü yalnızca teknik mükemmellik ya da başarılı kompozisyonla açıklamak yanlış olur; asıl bunları işleyenlerin coşkusu, kendilerini sözle anlatmalarına izin vermeyen bir toplumda duygularını, isteklerini, ümitlerini el işiyle dile getirmeleri, bu işlemelere güzelliğini verir.
Anadolu’yu dolaşan gezginlerden Braun-Wiesbaden bile, aslında politikayla ilgili olduğu halde şu tespiti yapmadan geçememiştir: “Türk kadınları bazı konularda gerçekten çok büyük beceri gösterirler. Mesela çok güzel işlemeler yaparlar. Haremlerde yapılan işlemelerin figürleri, renk kompozisyonu, her Avrupalının hayranlığını uyandırır; bu yeteneğin sadece arılarla karıncalarda olduğu gibi tıpkı kuşaktan kuşağa aktarılan bir içgüdüden kaynaklandığı iddiasına asla katılmıyorum; zira bir arı peteğini hep aynı şekilde yapar, oysa Türk kadınlarının işlemeleri öylesine büyük çeşitlilik ve anlamlı yeniliklerle doludur ki, bunların herhangi bir sanat duygusu olmaksızın yaratıldığı asla düşünülemez.”
Tarihlere damgasını vurmuş paha biçilemez güzelliklerin mimarı kültürümüz ve medeniyetimiz, ne yazık ki dejenere olmaya yüz tutmuş, yeni neslimizin ilgi alanından çıkmış, hiç akla gelmez olmuş ve bu ilgisizliğe inat Avrupa insanının araştırma konularının baş tacı olmuştur.
Oysa ki ne saf ne temizdir kültürümüzün eserleri; desenlerinde ve renklerinde neleri barındırır; ne aşkları, ne destanları, paha biçilemez onca anıyı… Bir çift nasırlı el, bir çift yorgun göz bütün bunların mimarıdır.Yaşanılan ve düşünülen acı tatlı her şeyin, desenlerin ışıltısında ileriki nesillere ışık tutma çabasıdır el nakışı.