Bayburtta eski bir el sanatıdır tarakçılık. Eskiden bugünkü gibi çok çeşitli taraklar olmadığı için insanlar saçlarını taramak için kemikten yapılan tarakları kullanırlardı. Son yıllarda gelişen sanayi ile birlikte pek çok el sanatı gibi tarakçılık sanatımızda tarih olmaya yüz tutmuş durumda.
Devamı »
İnsanoğlunun çağlar boyunca izlediği gelişim süreci incelendiğinde, ortaya çıkan, el sanatlarının hep bir ihtiyacı karşılamak üzere üretildiği sonucuna varılır.
Marmara bölgesinde üretilen el sanatları için de bu durum geçerlidir. Altay, Orhon ve Yenisey dolaylarında yapılan kazılarda Türk maden işçiliğinin en eski örnekleri bulunmuştur. Altın, bakır ve tunçtan yapılmış eşyaların yanı sıra demir işçiliğinin de özel bir yeri vardır. Orta Asya Türkleri için eski bazı kaynaklarda “demir üreten ve bu madeni en iyi işleyen kavim” olarak söz edildiğine rastlanmıştır. Orta Asya maden sanatını Selçuklu ve Osmanlılar çok ileri bir düzeye getirmişlerdir.
Devamı »
Ramazan ayının coşkusunu Taksim`de yaşamak isteyenler Taksim Gezi Parkı`nda Beyoğlu Belediyesi tarafından açılan `Geleneksel El Sanatları Fuarı`nı gezmeyi unutmasınlar.
Ramazan ayının coşkusunu Taksim`de yaşamak isteyen İstanbullular Taksim Gezi Parkı`nda Beyoğlu Belediyesi tarafından açılan `Geleneksel El Sanatları Fuarı`nda Anadolu`nun unutulmaya yüz tutan el sanatlarından oluşan stantları geziyor.
Devamı »
Geleneksel Türk Osmanlı El Sanatları denilince akla, Ebru, Hüsn-ü Hat, Tezhib, Minyatür, Çini, Cam Üfleme Sanatı vs. Osmanlı’dan günümüze miras kalmış ince işçilik ürünü eserler gelmektedir.
Sultanahmet`te bulunan tarihi Cedid Mehmet Efendi Medresesi İstanbul El Sanatları Çarşısı`nda el emeği göz nuru eserler sergileniyor. Çarşıda minyatürden cam boyamaya, ciltçilikten tezhibe kadar her türlü el sanatı turistlerin beğenisine sunuluyor.
Devamı »
Bursa’nın en işlek caddesi olan Atatürk Caddesi üzerinde yer alan 15. yüzyıl sonunda, Fatih Sultan Mehmet döneminin Niğbolu Sancak Beyi Hamza Bey’in oğlu Bali Bey tarafından yaptırılmış bu tarihi han da Tarihî Türk el sanatları yeniden inşaa ediliyor.
Devamı »
DEĞİRMEN:
Çini yapılacak hammaddelerin(kil,kaolin, kuvars vb.) suyla karıştırılıp homojen bir şekilde öğütülüp, karıştırılması için kullanılır.Çeşitli ebatlarda olup fotoğraftaki 2500kg kapasitelidir. İçi tamamen aşınmaya dayanıklı olan silex taşıyla kaplıdır. Öğütme işleminin istenilen şekilde yapılabilmesi için değirmenin 1/4 kuru malzeme + 1/4 su + 1/4 öğünmeyi sağlayan irili ufaklı(en küçüğü ceviz, en büyüğü 2 yumruk kadar olan) silex taşlarıyla doldurulması ve 1/4 ‘nünde boş bırakılması gerekir. Değirmenin içindeki taşların ve öğünecek malzemenin merkezkaç kuvvetiyle savrulmaması için düşük devirde çevrilmesi gerekir. Ortalama 8 saat döndürülerek öğütülen malzeme boza kıvamına gelir.
Devamı »
Çini sanatının başlangıcı çanak- çömleklerin yapıldığı ve toprağın işlenmeye başladığı en eski çağlara kadar gider. Bu sanat her uygarlığın mevcut teknik bilgi,deneyim ve becerileri ile gelişme göstermiştir.Tarihin en eski çanak çömlekleri,günümüzden yaklaşık 9 bin yıl öncesine dayanan ve Anadolu’da, Çatalhöyük’te bulunan seramik örnekleri kabul edilir.İznik’te çiniciliğin başlaması 15. yüzyılın ortalarına dayandığı varsayılır. Özellikle 16. yüzyılın ortalarında en parlak dönemine ulaşmıştır. Günümüzde çok nadir olarak Avrupa ve Amerika’daki müzayedelerde ortaya çıkan İznik Çinileri oldukça yüksek değerlerle el değiştiriyor. İznik’te üretilen tabak,vazo, kase,gözyaşı,kandil gibi obje çinilerin az bir kısmı, bugün Türkiye’de bulunmakla birlikte, büyük bir bölümü dünyanın çeşitli müzelerinde ve özel koleksiyonlarda yer alıyor.
Devamı »