Savat Gümüş üzerine siyah savat çamuru ile yapılan bir süsleme biçimidir.
Savat siyah renklidir. Savat çamuru; kurşun, gümüş, bakır, kükürt karışımından oluşur. Arapça “kara” anlamına gelen “esvad” sözcüğünden gelen savat, gümüş üzerine sürülen siyah renkli savat çamuru ile yapılan bir el sanatı dalıdır. Savat yapılmadan önce bu işin uygulanacağı gümüş tokaların, gümüş kemerlerin, gümüş hançer kabzalarının, tütün tabakalarının, gümüş sigara ağızlıklarının, muskaların ve dua taslarının yüzeylerine savat ustası kalemkârlar tarafından çeşitli şekillerin işlenmesi gerekir. Bundan sonra savat ustaları belirli oranlarda gümüş, bakır, kurşun ve kükürt karışımından elde ettikleri bir alaşımı dövüp tülbentten geçirerek ince siyah bir toz hazırlarlar. Bunu gümüş eşyaların yüzeylerinde yaptıkları desen,motif, yazı ve resimle kuru olarak sıvayarak “ekme savat”, toza boraksla karıştırıp macun haline getirdikten sonra sürmek suretiyle de “sürme savat” yaparlar. 20.Yüzyılın başlarında Van’da 120 dükkânda 400 dolayında savat ustası ve kalfası vardı.
Devamı »
Ağır olmayan plastik maddesinden yapılmış, düzenli boşlukları olan ve nakış kanvasın bir benzetmesi olan el sanatı materyalidir. Genel olarak vinil örgü olarak bilinir.
Plastik kanvas, iğne ucu işi ve diğer nakış kanvas çalışmalarının tesisi için tipik olarak kullanılır. Malzeme olarak akrilik veya yün örgü ipliği kullanılır. Malzemenin bükülmezliği nedeniyle, küçük mücevher kutuları, el çantaları ve diğer süslemeli 3-boyutlu objelerin yaratılmasında faydalıdır.
Devamı »
Sesta, Kuzey Kıbrıs’a özgü, buğday saplarının çeşitli renklerle kök boyalarla boyandıktan sonra, örülerek yapılan yöresel bir el sanatı eseridir.
Kuzey Kıbrıs’ın simgelerinden biri olan sesta, rengi, deseni ve örgüsü ile dikkat çeken sesta, dekoratif bir süs eşyası olmanın yanı sıra, günlük hayatta, tepsi ve sini görevinde de kullanılır. Kıbrıs gezilerinin unutulmaz hatıra ve hediyelik eşyaları arasında yer alır. Bunların dışında, KKTC’de bir kültür dergisi kendisine bu ismi seçmiştir.
Devamı »
Kırmızı halı, büyük kutlamalar, açılışlar, galalar veya resmî ziyaretler sırasındaki karşılama ve uğurlama törenlerinde protokoldeki kişilerin geçiş yollarına sermek için kullanılan aksesuar.
Kırmızı, her dönemde iktidarın rengi olmuştur. Eski Roma’da generaller, soylular ve birinci sınıf vatandaşlar kırmızı giysiler giyerlerdi. Bu renk, daha sonra imparatorlukların ve nihayet kilisenin resmi rengi oldu. Buna karşılık, protokol kuralları gereği kırmızı halının kullanılışı tamamen rastlantısal bir olaya bağlıdır. Napolyon’un resmi törenler, sivil ve askeri öncelikler ve unvanlar’a ilişkin 13 Temmuz 1804 tarihli kararnamesinde bile kırmızı halıdan söz edilmemiştir..
Devamı »
Gördes halısı, Manisa (il)’inin Gördes ilçesi yöresine özgü özellikler taşıyan halı türüne denir. Figür ve motifleri geçmişin izlerini yaşatmaktadır.
Anadolu Türk halılarının düğüm tekniğine isim veren Gördes halıcılığı 17. yüzyıl’dan itibaren yayılmaya başlamış ve Gördes Batı Anadolu’nun önemli halı merkezlerinden biri haline gelmiştir.Hiç bir ustasının adı belli değildir.Çevresini,doğayı,duygu ve hayellerini ilmek ilmek,iplikleredolayan o genç kızların,kadınların adları,sanları asla bilinmez.Bilinen sadece yöresinin adıdır.
Gördes düğümünde, halının tüylü kısmı eskise bile bağlantı yapan kısmı asırlarca kilim gibi kullanılır, desenini kaybetmez. 10 cm2’de 3600 düğüm ile çok ince ve sanatkârane bir işçilik gösterir. Malzeme ise eski Gördes halılarının değerini arttıran en önemli unsurdur. Tamamen koyun tüyü olan yapağıdan, el ile iğrilerek yapılır. Halıların ayrı bir özelliği de kullanılan renklerin doğada yetişen bitkilerin köklerinden elde edilmesidir.
Tarihi Gördes halılarını İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Sultanahmet Camii, Konya Mevlana Müzesi’nde görmek mümkündür.
Devamı »
Manisa’nın Demirci ilçesinde halıcılık yüzyıllardan beri faal bir geçim kaynağıdır. Orta Asya ‘dan Türkler tarafından Anadolu’ya getirilen halıcılık, Selçuklular tarafından daha da iyileştirilerek Anadolu’nun her tarafına iletilmiş ve bu arada Demirci’ye getirilmiştir.
Osmanlı imparatorluğu zamanında hükümdarlıkça Demirci’ye gönderilen malzeme ve desenler Demirci’de dokunulmuş olup saraylarda kullanılmıştır. 1990′lı yıllarda Demirci de önemli bir yapısal değişime uğramıştır. Makina halıcılığı alanında büyük yatırım ve tesisler kurulmuştur. Fakat Demirci tesislerini geliştirememesi ve piyasaya ayak uyduramaması sonucu piyasadaki pazarını büyük bir kısmını kaybetmiştir. Demirci makina halıcılığında kaybettiği bu pazarı duvardan duvara ve cami halıcılığı ile piyasaya geri dönmüştür. Cami halısında Türkiye’de ve yurt dışında pazarın büyük kısmını ele geçirmiştir
Devamı »
Yozgat’ta eski yaygınlığını yitirmiş olmakla birlikte dokumacılık, örücülük gibi el sanatları, günümüzde de sürdürülmektedir. Kilim, halı, bez başlıca dokuma türleridir. Ancak bunlarda özgün süslemelerden veya dokuma tekniklerinden söz edilemez. Halılar Kayseri halılarını, kilimlerde Şarkışla kilimlerini andırır. Geometrik motiflerle stilize bitki ve hayvan motifleri yaygın süslemelerdir. Dokumacılıkta bordo, lacivert ve yeşil renkler egemendir.
Yozgat Yöresi bu güne kadar yapılan araştırmalara göre bir çok uygarlığı misafir etmiş eski bir yerleşim yeridir.