Tekstil hammaddeleri arasında değerini eski çağlardan beri korumuş olan yün ve benzeri hayvansal lifler, ait oldukları hayvanları dış etkilerden koruyan ve üstlerini örtü halinde kaplayan birer deri ürünüdür. Üstleri yün ve kıllarla kaplanmış olan birçok hayvan ırk ve çeşidi bulunmakla beraber, yün ve kıllardan tekstilde faydalanılabilen hayvansal maddeler sınırlıdır. Bunların arasında da ekonomik değeri ve çeşit zenginliği bakımından koyunlar başta gelmektedir.
Devamı »
Tepme keçelerin temel hammaddesi deri ürünü hayvansal lif grubunda yer alan yün lifidir.
Devamı »
Türk toplumunun özgün kültür değerlerinden olan el sanatları bugün kalkınmakta olan ülkemizin önemli bir gelir kaynağı olmakla birlikte ülke ekonomisine ve turizme önemli katkılar sağlamaktadır.
El Sanatları Teknolojisi alanı altında yer alan dalların yeterliklerini kazandırmaya yönelik eğitim ve öğretim verilen alandır.
El Sanatları Teknolojisi alanı altında yer alan dallarda, sektörün ihtiyaçları, bilimsel ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda gerekli olan mesleki yeterlikleri kazanmış nitelikli meslek elemanları yetiştirmek amaçlanmaktadır
Devamı »
Yatay, dikey ya da gelişmiş dikey tezgahlarda dokunur. Desenler dokumada kolaylık sağladığı için genellikle geometriktir.
Desenlerin bulunduğu belirli alanlarda renkli bir atkı, çözgülerin alt ve üstünden geçerek bir başka rengin sınırına kadar gider
ve buradan geri döner. Böylece aynı renkteki atkılar, kendi desen alanlarındaki çözgülerin arasından geçerek bir motif oluşturur. İplikler bu esnada biraz bol bırakılır, son olarak kirkit denen aletle sıkıştırılır. Düğümler gizlenir.
Kilimlerde kullanılan teknikler, renkler ve motifler yörelere göre farklılık gösterir. Bir kilim iki ayrı teknikle de dokunabilir.Teknik ve motif benzerlikleri olduğundan, bir kilimin gerçek yaşını öğrenmek zordur. Ancak kullanıldığı iplikten ve renklerinden (1880 yıllarında sentetik boyalar Türkiye’ye girmiştir) aşağı yukarı bir tarih saptanır.
Halılarımızın yanında kıymetsiz gibi görünen kilimler için bazı tezler ortaya atılmıştır; bunlardan biri de, Türk-İslam kültürüne bağlı bir obje olmaktan çok, desen ve motifleri ile eski çağlardan kalan bir dili konuştuğudur.
Bir diğer tez ise; kilimlerdeki egzotik renk armonisi, güçlü geometrik anlatıma sahip basitleştirilmiş desen zenginliği, yaratıcılık düzeyi çok yüksek soyut resim sanatına yakın artistik yönü ile ayrı bir kategoride olduğudur.
Bilinen bir gerçek, daha önceleri pek önemsenmeyen, nem ve rutubetten korunmak için, camilerde halıların altlarına konan kilimlerin, bugün halılardan çok rağbet edildiğidir.
Kilim Dokuma Teknikleri
Kilim dokumada kullanılan çok çeşitli tezgah ve dokuma teknikleri, farklı amaçlar için kullanılmaktadır; Bu farklı amaçlar iki ayrı grupta toplanabilir. İlk grup basit dokuma tekniğidir. Bir kilimde desen oluştururken iplik tekrar tekrar renklerden geçirilir.
İplikler, çözgü adı da verilen dikey ipliklerin altından geçirilerek motif ve desenler oluşturulur. Daha sonra yatay iplik (atkı) aynı yerden, yani renkli motifin köşesinden geçirilir. Bu uygulama bir motif bitinceye kadar devam eder. Diğer motifin bittiği yerden bir sonraki motifin yapılmasına başlanır. Asla iki ayrı ip rengi bir birine bağlanmaz. Bu işlem sonunda iki ipliğin arasında kesik şeklinde bir görünüm oluşur. Her renk bloğu başarıyla dokunarak kilim tamamlanır. Böyle dokunmuş kilim ışığa tuttuğunuzda çok rahat bir şekilde iki desen arasındaki kesiklerin buluştuğunu, ama birleşmediğini görürsünüz. İkinci grup sarma ve işleme tekniğinin uygulandığı dokumaları içerir.
Üçüncü bir iplik, dikey ve yatay iplikleri sararak, amaca göre farklı biçimlerde kullanılır (Cicim, Zili veya Sumak) ve motif oluşturulur. Cicim motifleri genellikle aralarında organik bir bağ olmaksızın serpilir. Zili kilimlerinin yüzey dokumasında, dizayn iplikleri ve düşey çizgiler bulunur, bu da Zili kilimlerinin ayırt edici özelliğidir. Sumak’ta yüzey tamamen dizayn iplikleriyle kaplanır. Bütün bu teknikler istenirse tek bir dokumada bir araya getirilebilir. Bu dört çeşidin de kendi alt grupları olup, farklı teknikleri vardır.
Kilim dokumada kullanılan 2 temel düğüm vardır. Bunların birincisi, çift dikiş denen Türk dikişidir, sıkı dokunmuş uzun dayanan ve sağlam halılar bu dikiş yöntemiyle yapılır. Diğer dikiş ise tek dikiş olarak bilinir; Pers dikişi veya Sennah dikişi olarak da adlandırılır.
Türk düğümü, iki ipliğin diğer bir iplikle çevrelenmesi yöntemiyle yapılır. Pers düğümü ise tek atkının sıkı, diğerinin gevşek sarıldığı bir yöntemdir. Gevşek kalan uç, atkı ipliklerinin içinden çekilir, diğer gevşek uç ise çift atkı ipliğinin dışına gider. Dokumada kullanılan ipler, bitkilerden (pamuk, keten), hayvanlardan (yün, tiftik, ipek), metallerden (altın, gümüş) ve diğer materyallerden (naylon, perlon) elde edilir. Bu iplerin boyanması 2 şekilde olur:
Doğal ve sentetik boyama yöntemleri vardır. Doğal boyamada ceviz kabuğu ve yaprağı, çay, soğan, yabani erik, siyah meşe palamudu, saman, turşu ve peynir suyu, yakılmış bitki külleri, pas, boyama özelliği olan çamur ve toprak, ayva ve yaprağı, patlıcan kabuğu, domates ve asma yaprağı, yumurta boyası (kök boya) gibi maddeler kullanılır. Katalizör olarak da tuz ve şaptan yararlanılır. Yünün kalitesi hava şartlarına, koyunun yetişme şartlarına ve kırpılma zamanına göre değişir. Kuru ve sıcak yerlerde yetişen koyunların yünü kurumuş ve narin oluyor ve kolay bozuluyor. Bu ortamlardaki koyunların yünleri kısa ve cansız görünür.
Kaliteli yün, sulak, soğuk ve yüksek yerlerde iyi beslenen, sağlıklı koyunlardan elde edilir. Soğukta yetiştirilen koyunlar, soğuktan korunmak zorunda oldukları için postları daha çok gelişir ve vücutları daha yağlı olur. Bu yağ daha sonra lanolin denen bir maddeye dönüşür ve yün liflerine girer bu sayede yün 10 cm. gibi bir uzunluğa kavuşur. Elde edilen yün, ipeğe benzer ve esnektir. Yüksek yerlerde yaşayan koyunlardan, ilkbahar mevsiminde kırpılarak elde edilen yün, en kalitelisidir.
Yün, kirmen adı verilen ilkel aletlerde, tekerleklerin dönmesiyle iplik haline getirilir. El örgüsünde yün lifi, örme işlemi boyunca orijinal uzunluğunda kalır. (Örme işleminden önce 7 cm. uzunluğundaki bir yün lifi, örme işleminden sonra da aynı boyda olacaktır.)
Endüstriyel örgü makinelerinde de yün lifi işlenebilir, ama bu işlem sırasında bazı yün lifleri zarar görür. Zarar gören lifler birbirine yapıştırılsa bile sonuç olarak yün gücünü kaybedecektir ve bu yünle dokunan kilimin de ömrü kısalacaktır.
Kilim ve parça halı dokumada pamuk hem atkı hem de çözgü ipliklerinde kullanılır. Pamuk lif, yün ile karşılaştırıldığında daha az elastiktir, ama daha dayanıklıdır. Yün dokumaya göre daha sıkı dikişler pamukta kullanılabilir. Yün liflere sıkı dikişler uygulandığında lifler bozulabilir, ama pamuk lifler sıkı dikişlere daha dayanıklıdır. Yoğun dikiş kullanılan yün lifli halıların atkı ipliklerinde genelde pamuk çözgü ipliği kullanılır.
Turistik el sanatları grubuna giren ev ve süs eşyası türünden, takı ve süs amacıyla ağırlıklı olarak hanımlar tarafından kullanılan estetik ve sanatsal özelliklere sahip bir eşya türüdür.
Oyacılık ve özellikle oya yapımı çok ince ve narin bir el işleri sanatıdır. Süs eşyası olmanın ve kullanmanın da yanı sıra ekonomik getirisi de oluşu için sanat ile birlikte ticari bir iş kolu haline de getirilerek yaygınlaştırılmıştır.
Devamı »
Tekniğin ilerlemesi ve zevklerin değişmesine karşın bugün Anadolu’nun birçok köy, kasaba ve kentlerinde, insanların sustuğu zaman, renkler, motifle, çevreler ve oyalar konuşur.
El sanatları grubuna giren ev ve süs eşyası türünden olarak, takı ve süs amacıyla ağırlıklı olarak hanımlar tarafından kullanılan estetik ve sanatsal özelliklere sahip bir eşya türüdür. Oyayı ağırlıklı olarak bayanlar kullandığı gibi yine bayanlar tarafından üretimi yapılmaktadır. Oyacılık ve özellikle oya yapımı çok ince ve narin bir el işleri sanatıdır. Ekonomik getirisi de olduğu için sanat ile birlikte ticari bir iş kolu haline getirilerek yaygınlaştırılmış, binlerce kişi tarafından en ince ayrıntılarına kadar öğrenilmiş olan bir sanat türüdür.
Türk halkının üstün zekası, zevkini, incelik ve yaratıcılığını tamamıyla yansıtan el sanatlarından oyalar, “Oya gibi” sözüyle de güzellik sembolü olmuştur.
Oyacılık, süslemek ve süslenmek amacıyla yapılan ayrıca mesajlarla bir iletişim aracı olarak da kullanılan ve tekniği örgü olan bir el sanatıdır. Oya sözcüğünün başka dillerde karşılığının bulunmaması, bu sanatın Türklere ve özellikle Türk kadınına özgü bir sanat olduğunu gösterir.
Bir kültür dili olan simgeler, yaşam biçimi, çevre şartlarına göre oluşan biçimsel sanatın kaynağı olmuşlardır.Halkbilim çalışmalarında çok önemli yeri olan bu sembolik biçimler, yer aldığı toplumun kimlik göstergeleridir.Simgeler çeşitli şekillerde yaşamış, değerlendirilmişlerdir.
Devamı »