Tuğra, Padişahın ismi ve lakabı bulunan alâmet, imza.
Tuğra, hat sanatının bir kolu halinde yüzyıllar boyunca usta hattatlar eliyle yazılmıştır.
Türkçe’de kelime olarak padişahın ismini ihtiva eden özel bir işaret, padişahın imzası gibi anlamlar ifade eder. Aslı Oğuz lehçesinde tuğrağ olup, hükümdarın basılmış imzası demektir.
Orhan Gazi tarafından kullanılan ilk tuğra Orhan bin Osman ifâdesinden ibâret olup, tuğralardan ilki 1324 diğeri 1348 tarihlidir.
Birinci Sultan Osman Gazi’ye ait bir tuğraya günümüze dek hiçbir yerde rastlanmamıştır. Bu nedenle 36 Osmanlı padişahı ama 35 Osmanlı padişah tuğrası vardır.
Devamı »
Açıölçer
Yuvarlak bir açı ölçer. Bir açı ölçer yarım daire biçiminde de olabilir.
Açıölçer, açıları ölçmeye yarayan aygıttır.
Açıların 0, 1 yay saniyesine kadar kesinlikle ölçülmesini sağlayan optik açıölçer (gonyometre), döner bir çember ile bu çembere dik bir eksen üstündeki bir nişanlama dürbünü ve bağlı olduğu bir verniyeli dürbünden oluşur.
Kristalografide, prizma ve optik bileşenlerin yapımında kullanılır.
Devamı »
Aydınger kağıdı; parlak yüzeyli, yarı saydam, her çeşit yağdan arı, açık grimat renkte olan kâğıt çeşididir.
%100 beyazlatılmış kimyasal selülozdan imal edilir. Kalınlığı, kullanıldığı işe ve amaca göre değişebilir. Üzerinde kurşun kalem ya da çini mürekkebi kullanılabilir.
Mimarlıkta çizim için, resim çoğaltma maksadı ile ve yeni fen lisesi müfredatına göre coğrafya proje çalışmalarında izohips haritalarının kopyalanmasında kullanılır.
Ayrıca Serigraf Baskı için renk ayrımında kullanılır.Baskıda bulunan renkleri ayırarak her renk farklı aydıngere basılır.daha sonra serigraf kalıbı hazırlanırken aydınger yardımıyla ayrı ayrı renk kalıpları çekilir.Ardından tüm renkler üst üste basılarak.İşlem tamamlanır.Serigrafta kartvizit, saat, çakmak, davetiye gibi işler basılabilir. Ayrıca Dövme(tattoo) yapımındada kullanılır..
Devamı »
Savat Gümüş üzerine siyah savat çamuru ile yapılan bir süsleme biçimidir.
Savat siyah renklidir. Savat çamuru; kurşun, gümüş, bakır, kükürt karışımından oluşur. Arapça “kara” anlamına gelen “esvad” sözcüğünden gelen savat, gümüş üzerine sürülen siyah renkli savat çamuru ile yapılan bir el sanatı dalıdır. Savat yapılmadan önce bu işin uygulanacağı gümüş tokaların, gümüş kemerlerin, gümüş hançer kabzalarının, tütün tabakalarının, gümüş sigara ağızlıklarının, muskaların ve dua taslarının yüzeylerine savat ustası kalemkârlar tarafından çeşitli şekillerin işlenmesi gerekir. Bundan sonra savat ustaları belirli oranlarda gümüş, bakır, kurşun ve kükürt karışımından elde ettikleri bir alaşımı dövüp tülbentten geçirerek ince siyah bir toz hazırlarlar. Bunu gümüş eşyaların yüzeylerinde yaptıkları desen,motif, yazı ve resimle kuru olarak sıvayarak “ekme savat”, toza boraksla karıştırıp macun haline getirdikten sonra sürmek suretiyle de “sürme savat” yaparlar. 20.Yüzyılın başlarında Van’da 120 dükkânda 400 dolayında savat ustası ve kalfası vardı.
Devamı »
Ağır olmayan plastik maddesinden yapılmış, düzenli boşlukları olan ve nakış kanvasın bir benzetmesi olan el sanatı materyalidir. Genel olarak vinil örgü olarak bilinir.
Plastik kanvas, iğne ucu işi ve diğer nakış kanvas çalışmalarının tesisi için tipik olarak kullanılır. Malzeme olarak akrilik veya yün örgü ipliği kullanılır. Malzemenin bükülmezliği nedeniyle, küçük mücevher kutuları, el çantaları ve diğer süslemeli 3-boyutlu objelerin yaratılmasında faydalıdır.
Devamı »
Sesta, Kuzey Kıbrıs’a özgü, buğday saplarının çeşitli renklerle kök boyalarla boyandıktan sonra, örülerek yapılan yöresel bir el sanatı eseridir.
Kuzey Kıbrıs’ın simgelerinden biri olan sesta, rengi, deseni ve örgüsü ile dikkat çeken sesta, dekoratif bir süs eşyası olmanın yanı sıra, günlük hayatta, tepsi ve sini görevinde de kullanılır. Kıbrıs gezilerinin unutulmaz hatıra ve hediyelik eşyaları arasında yer alır. Bunların dışında, KKTC’de bir kültür dergisi kendisine bu ismi seçmiştir.
Devamı »
Kırmızı halı, büyük kutlamalar, açılışlar, galalar veya resmî ziyaretler sırasındaki karşılama ve uğurlama törenlerinde protokoldeki kişilerin geçiş yollarına sermek için kullanılan aksesuar.
Kırmızı, her dönemde iktidarın rengi olmuştur. Eski Roma’da generaller, soylular ve birinci sınıf vatandaşlar kırmızı giysiler giyerlerdi. Bu renk, daha sonra imparatorlukların ve nihayet kilisenin resmi rengi oldu. Buna karşılık, protokol kuralları gereği kırmızı halının kullanılışı tamamen rastlantısal bir olaya bağlıdır. Napolyon’un resmi törenler, sivil ve askeri öncelikler ve unvanlar’a ilişkin 13 Temmuz 1804 tarihli kararnamesinde bile kırmızı halıdan söz edilmemiştir..
Devamı »