Dokuma Sanatı

Kilim Dokuma Sanatı ve Teknikleri

Yatay, dikey ya da gelişmiş dikey tezgahlarda dokunur. Desenler dokumada kolaylık sağladığı için genellikle geometriktir.

Desenlerin bulunduğu belirli alanlarda renkli bir atkı, çözgülerin alt ve üstünden geçerek bir başka rengin sınırına kadar gider
ve buradan geri döner. Böylece aynı renkteki atkılar, kendi desen alanlarındaki çözgülerin arasından geçerek bir motif oluşturur. İplikler bu esnada biraz bol bırakılır, son olarak kirkit denen aletle sıkıştırılır. Düğümler gizlenir.

Kilimlerde kullanılan teknikler, renkler ve motifler yörelere göre farklılık gösterir. Bir kilim iki ayrı teknikle de dokunabilir.Teknik ve motif benzerlikleri olduğundan, bir kilimin gerçek yaşını öğrenmek zordur. Ancak kullanıldığı iplikten ve renklerinden (1880 yıllarında sentetik boyalar Türkiye’ye girmiştir) aşağı yukarı bir tarih saptanır.

Halılarımızın yanında kıymetsiz gibi görünen kilimler için bazı tezler ortaya atılmıştır; bunlardan biri de, Türk-İslam kültürüne bağlı bir obje olmaktan çok, desen ve motifleri ile eski çağlardan kalan bir dili konuştuğudur.

Bir diğer tez ise; kilimlerdeki egzotik renk armonisi, güçlü geometrik anlatıma sahip basitleştirilmiş desen zenginliği, yaratıcılık düzeyi çok yüksek soyut resim sanatına yakın artistik yönü ile ayrı bir kategoride olduğudur.

Bilinen bir gerçek, daha önceleri pek önemsenmeyen, nem ve rutubetten korunmak için, camilerde halıların altlarına konan kilimlerin, bugün halılardan çok rağbet edildiğidir.

Kilim Dokuma Teknikleri

Kilim dokumada kullanılan çok çeşitli tezgah ve dokuma teknikleri, farklı amaçlar için kullanılmaktadır; Bu farklı amaçlar iki ayrı grupta toplanabilir. İlk grup basit dokuma tekniğidir. Bir kilimde desen oluştururken iplik tekrar tekrar renklerden geçirilir.
İplikler, çözgü adı da verilen dikey ipliklerin altından geçirilerek motif ve desenler oluşturulur. Daha sonra yatay iplik (atkı) aynı yerden, yani renkli motifin köşesinden geçirilir. Bu uygulama bir motif bitinceye kadar devam eder. Diğer motifin bittiği yerden bir sonraki motifin yapılmasına başlanır. Asla iki ayrı ip rengi bir birine bağlanmaz. Bu işlem sonunda iki ipliğin arasında kesik şeklinde bir görünüm oluşur. Her renk bloğu başarıyla dokunarak kilim tamamlanır. Böyle dokunmuş kilim ışığa tuttuğunuzda çok rahat bir şekilde iki desen arasındaki kesiklerin buluştuğunu, ama birleşmediğini görürsünüz. İkinci grup sarma ve işleme tekniğinin uygulandığı dokumaları içerir.

Üçüncü bir iplik, dikey ve yatay iplikleri sararak, amaca göre farklı biçimlerde kullanılır (Cicim, Zili veya Sumak) ve motif oluşturulur. Cicim motifleri genellikle aralarında organik bir bağ olmaksızın serpilir. Zili kilimlerinin yüzey dokumasında, dizayn iplikleri ve düşey çizgiler bulunur, bu da Zili kilimlerinin ayırt edici özelliğidir. Sumak’ta yüzey tamamen dizayn iplikleriyle kaplanır. Bütün bu teknikler istenirse tek bir dokumada bir araya getirilebilir. Bu dört çeşidin de kendi alt grupları olup, farklı teknikleri vardır.

Kilim dokumada kullanılan 2 temel düğüm vardır. Bunların birincisi, çift dikiş denen Türk dikişidir, sıkı dokunmuş uzun dayanan ve sağlam halılar bu dikiş yöntemiyle yapılır. Diğer dikiş ise tek dikiş olarak bilinir; Pers dikişi veya Sennah dikişi olarak da adlandırılır.

Türk düğümü, iki ipliğin diğer bir iplikle çevrelenmesi yöntemiyle yapılır. Pers düğümü ise tek atkının sıkı, diğerinin gevşek sarıldığı bir yöntemdir. Gevşek kalan uç, atkı ipliklerinin içinden çekilir, diğer gevşek uç ise çift atkı ipliğinin dışına gider. Dokumada kullanılan ipler, bitkilerden (pamuk, keten), hayvanlardan (yün, tiftik, ipek), metallerden (altın, gümüş) ve diğer materyallerden (naylon, perlon) elde edilir. Bu iplerin boyanması 2 şekilde olur:
Doğal ve sentetik boyama yöntemleri vardır. Doğal boyamada ceviz kabuğu ve yaprağı, çay, soğan, yabani erik, siyah meşe palamudu, saman, turşu ve peynir suyu, yakılmış bitki külleri, pas, boyama özelliği olan çamur ve toprak, ayva ve yaprağı, patlıcan kabuğu, domates ve asma yaprağı, yumurta boyası (kök boya) gibi maddeler kullanılır. Katalizör olarak da tuz ve şaptan yararlanılır. Yünün kalitesi hava şartlarına, koyunun yetişme şartlarına ve kırpılma zamanına göre değişir. Kuru ve sıcak yerlerde yetişen koyunların yünü kurumuş ve narin oluyor ve kolay bozuluyor. Bu ortamlardaki koyunların yünleri kısa ve cansız görünür.

Kaliteli yün, sulak, soğuk ve yüksek yerlerde iyi beslenen, sağlıklı koyunlardan elde edilir. Soğukta yetiştirilen koyunlar, soğuktan korunmak zorunda oldukları için postları daha çok gelişir ve vücutları daha yağlı olur. Bu yağ daha sonra lanolin denen bir maddeye dönüşür ve yün liflerine girer bu sayede yün 10 cm. gibi bir uzunluğa kavuşur. Elde edilen yün, ipeğe benzer ve esnektir. Yüksek yerlerde yaşayan koyunlardan, ilkbahar mevsiminde kırpılarak elde edilen yün, en kalitelisidir.
Yün, kirmen adı verilen ilkel aletlerde, tekerleklerin dönmesiyle iplik haline getirilir. El örgüsünde yün lifi, örme işlemi boyunca orijinal uzunluğunda kalır. (Örme işleminden önce 7 cm. uzunluğundaki bir yün lifi, örme işleminden sonra da aynı boyda olacaktır.)

Endüstriyel örgü makinelerinde de yün lifi işlenebilir, ama bu işlem sırasında bazı yün lifleri zarar görür. Zarar gören lifler birbirine yapıştırılsa bile sonuç olarak yün gücünü kaybedecektir ve bu yünle dokunan kilimin de ömrü kısalacaktır.
Kilim ve parça halı dokumada pamuk hem atkı hem de çözgü ipliklerinde kullanılır. Pamuk lif, yün ile karşılaştırıldığında daha az elastiktir, ama daha dayanıklıdır. Yün dokumaya göre daha sıkı dikişler pamukta kullanılabilir. Yün liflere sıkı dikişler uygulandığında lifler bozulabilir, ama pamuk lifler sıkı dikişlere daha dayanıklıdır. Yoğun dikiş kullanılan yün lifli halıların atkı ipliklerinde genelde pamuk çözgü ipliği kullanılır.

Türk Dokumalarında Doğal Boyama Teknikleri

Doğal boyalar, binlerce yıl boyunca bitkiler, hayvanlar ve minerallerden elde edildiler. Cilâlı Taş Devri (M.Ö. 7000-5500) ‘nin Anadolu’daki başlıca merkezlerinden olan Çatalhöyük’teki evlerde rastlanan ve av sahnelerini konu alan duvar resimlerinden bugünkü özgün Türk el dokumalarının hammaddeleri olan yün, tiftik, pamuk ve ipeğe renk verilmesine kadar insan yaşamının ve sanatın bir parçası oldu doğal boyama maddeleri.
İlkel topluluklarda boyama sanatı, bu işle uğraşanlara yüksek sosyal statüler kazandırmaktaydı. Göçebe toplumlarda -boyama dahil- aşiretin bütün sır ayinlerini yönetmekle yükümlü büyücü -rahipler de bundan nasiplerini almışlardı. Eski Çin’de ve firavunlar döneminde Mısır’da kumaş boyaları üretildiği bilinmektedir. Fenikeliler ve Romalılar’da zenginlerin en büyük tutkularından olan mor renk, Bizans Dönemi’nde yalnız imparatorluk ailesinin rengi oldu.
Devamı »

Acem Halısı Hakkında…

Acem halısı, İran halısına verilen addır. Aslında, çoğunluğu ve en iyileri İran’daki Azeri, Türkmen ve Kaşkay gibi Türk halklarınca dokunan, başka bir deyişle Türk halılarıdır.
Düğüm tarzları da Türkiye’de dokunan halılardan farklıdır. Acem düğümü veya İran düğümü denilen dokuma tarzı Gördes düğümü veya Türk düğümü şeklinde anılan dokuma tarzından daha gevşek olup, kalite ve dayanıklılık açısından daha zayıftır.
Devamı »

Halıcılık Sanatı Hakkında…

Halı; atkılarının atılmasından sonra (arka iplikleri) üzerine desene göre istenilen hav yüksekliğinde iplerin geçirilerek düğümlenmesi ile yapılan ev içinde ve genellikle yer örtüsü olarak kullanılan eşyadır. Bazı evlerde de duvarda görülür.
Halının kökü Anadolu Selçuklu Devleti’nden gelmiştir.
Kilimle halı bir birinden farklıdır: Kilim ince bir halı tipidir. Dünyada bilinen ilk halılar Orta Asya’da Türkler tarafından dokunmuştur. Bu halıların günümüze kadar ulaşabilmiş en eski örneğinin M.Ö. 6-5. yüzyıllarda yapılmış olduğu ve halen Leningrad Müzesi’nde saklandığı bilinmektedir.
Halı insanların rahat ve sıcak bir zemin arayışı sonucu ortaya çıkan ve ev dekorasyonunda önemli bir yer tutan bir malzemedir. Tarihi ise insanlık tarihi kadar eskidir. İnsanlar önce sıcak bir zemin yaratmak amacıyla hayvan postlarını kullanıyorlardı.
Devamı »

Sinop İlinde Yapılan El Dokumaları Ve El İşlemeleri…

Sinop ili el dokuma ve işlemeleri yönünden oldukça zengindir. Her ilçesinin kendine has el dokuma ve el işlemeleri vardır.
Sinop ili ve çevresinde, peşkir veya çarşaf olarak yapılan el dokumalarının iki kısa kenarına dokuma sırasında renkli ipliklerle oluşturulmuş geometrik süslemeye “Dökme” adı verilmiştir. “Peşkir” veya “Dökme” adı verilen dikdörtgen biçimindeki el dokumaları Havlu yerine kullanıldığından bu dokumalara “Yüz Bezi” denildiği tespit edilmiştir. Kendi ipinden iki kısa kenarında saçak bulunan dokumalar keten, ipek veya pamuktan yapılmıştır…
Devamı »

Germe (tekstil zanaatları)…

Örme, Kroşe ve diğer tekstil sanatlarında germe elyapımı tekstil ürünlerinin biten parçalarının gergin kalmasını sağlamak için yapılan son işlemdir. Her parça germe işlemine gereksinim duymaz, buna karşın germe işlemi dantel için standartdır ve süveter, çoraplar ve diğer katı parçalar için görülmedik değildir. Isı ve nem den dolayı germe konfeksiyonu ayarlar ve son ebatları belirli ölçüye uydurur ve arçanın gücünü de artırabilir. El üretimiyle yapıaln parçalarda kumaş üzerinde tabii baskı onun istenilen biçim ve ölçülerden sapmasına neden olabilir. Germe işlemi sadece tabii lifler üzerinde etkili olur. Bu yumuşak huyluluk derecesi ençok esneklik sağlayan yün tarafından kullanılan ipliğin tipi ile belirtilebilir. Bu bölümde üretilen projeler için germe işlemi normal olarak son birleştirme işleminden önce yapılır.
Devamı »

Dokumacılık Türleri…

Dokumacılık, yapım teknikleri ve kullanılan araçlara göre üç grup altında incelenir.
Mekik Dokumalar: Kumaş Dokuma, Siirt Battaniyesi, Kolan, çarpana dokuma
Kirkitli Dokumalar:ler
Kirkitli Düz Dokumalar; Kilim, Cicim, Zili (sili), Sumak
Kirkitli Halı dokumalar; Halı
Mekiksiz Dokumalar: Palaz, Kolan, çarpana (kartlı, kartsız dokumalar), Dokusuz Dokular (Keçe)
Devamı »

« Öncekiler
 
Şubat 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829