Bakır işlemeciliği çok eski tarihlere dayanan bir sanattır.
Bakır, yüzyıllar boyunca çekiçlerle dövülerek şekillendirilmiş; kazan, bakraç, tas, kâse vb. biçimine getirilerek kullanılmıştır.
Geleneksel bakır el sanatlarımıza son yüzyılda “bakır el işlemeciliği” diye adlandırılan yeni bir el sanatı daha eklenmiştir. Özellikle Erzincan’da gelişerek yaygınlaşan bakır el işlemeciliği, bakır eşya üzerine, “kalem” adı verilen tornavidaya benzer çeliklerle gerçekleştirilir.
Devamı »
Sahan : Yemek tabağı
Tas : Ayran veya su içmek için kullanılan kap
Kazan : Yemek pişirmeye yarayan kap
Masere Kazanı: (Şire) Pekmez pişirmede kullanılan büyük kap

Devamı »
Saray nakkaşhanesinde yaratılan ve tüm Osmanlı sanatında egemen olan üslup birliği, 15. yüzyıldan itibaren gümüş eserler üzerinde de görülmektedir.
Tarihi kaynaklardan Osmanlı sarayında altın ve gümüşten yapılmış kapların kullanıldığını öğrenmekteyiz. Bertrondon de la Brocquière, 1433 yılında Edirne Sarayı’nda II.Murad’a altın yaldızlı tepsilerde yemek sunulduğunu, kadehinin ise gümüş olduğunu belirtmektedir. İtalyan tüccar Iacopo de Promontorio ise Fatih Sultan Mehmed devrinde saraydaki maden hiyerarşisine değinerek, padişah ve kazaskerin altın, vezirlerin gümüş, askerlerin ise değersiz metal (bakır?) kaplarda yemek yediklerini yazmaktaydı…
Devamı »
Bakır işlemeciliği çok eski tarihlere dayanan bir sanattır.
Bakır, yüzyıllar boyunca çekiçlerle dövülerek şekillendirilmiş; kazan, bakraç, tas, kâse vb. biçimine getirilerek kullanılmıştır.
Geleneksel bakır el sanatlarımıza son yüzyılda “bakır el işlemeciliği” diye adlandırılan yeni bir el sanatı daha eklenmiştir. Özellikle Erzincan’da gelişerek yaygınlaşan bakır el işlemeciliği, bakır eşya üzerine, “kalem” adı verilen tornavidaya benzer çeliklerle gerçekleştirilir.