Çin de Seramik Sanatı…

Çin sanatının en ilgi çekici ürünlerinden biri olan seramik yapımı, Cilalıtaş devrinde başladı. Şang sülalesiyle (İ.Ö. 1450-1100) birlikte, çakıl toprağından yapılmış sırlı kaplar ve beyaz seramikler, Cilalı -taş devrinde yapılmış renkli çanak çömleklerin yerini aldı. 23 yüzyıl boyunca hiç kesintisiz ürün vermeyi sürdüren King-Di-Cin’deki fırınlarda, Han’lar döneminde (İ.Ö. 206-İ.S. 220) yeşil ya da san sırlı ilk porselen örnekleri ile yeşilimsi sırlı ilk seladonlar yapıldı. Altı Sülale döneminde (265-585), tekniklerin [kurşunlu sırlar) ve biçimlerin (son derece zarif.hayvan biçimli ibrikler) çoğaldığı görüldü.

seramik
Tang sülalesi döneminin başlıca özelliğini, renklerin canlılığı (üç
renkli sırlar) ve biçimlerin çeşitliliği (mezar heykelcikleri: Polo oynayanlar, müzikçiler, cinler, vb.) oluşturdu. Bu sanat, en yetkin dönemine, Sung sülalesinin egemenliği döneminde (960-1279) yapılan seladonlarla ulaştı: Porselen sırlarında kullanılan renkler çok an bir beyazdan parlak bir erguvan rengine kadar uzanır;bu arada en ince nüanslardan da yararlanılır. Çin Halk Cumhuriyeti’nin girişimiyle başlatılan arkeoloji kazılan, Batı dünyasında çok aranan ünlü “mavi ve beyaz” porselenlerin, Yuen sülalesiyle (1280-1368) birlikte ortaya çıktığını kanıtlamıştır. Bununla birlikte en kusursuz örnekler Ming’ler döneminden (1368-1644) kalmıştır. Ming’ler döneminde aynca, tek renkli parçaların yerini karmaşık ve son derece geliştirilmiş süslemeler (beş renkli sırlar) almış, yalın biçimler yerlerini anıtsal ve iri biçimlere bırakmıştır (bu, Çin toplumunun beğenisinde tüccar sınıfının etkisinin arttığını gösteren bir belirtidir). Böylece, Çing’ler dönemindeki (1644-1911) çöküşün ilk belirtileri görülmeye başlanmış (ama bu arada yeşil ailesinden sedefli sırlar da ortaya çıkmıştır), seramik sanatındaki çöküşü, Batı dünyasından gelen siparişlerin çokluğu karşısında, yalnızca, zanaatçının her türlü özgünlük olanağını ortadan kaldıran bir imparatorluk sarayının gereksinimini karşılamaya yönelik üretimin sana-yileşmesiyle, XIX. yy’da hızlanmıştır.



Lütfen Yorumunuzu Gönderin

You must be logged in to post a comment.